10 10 2011

Ne Güzel Düşünmek Seni

  Herhangi Bir Anda Yada Şimdi Farketmez Yüreğimin Sokaklarında Sonbahar Rüzgarları Var Belki Az Sonra Yağmur da Yağar Camlar Buğulanır Toprak Kokar Birkaç Damla Yaş Akar Gözlerimden Tatlı Bir Hüzün Havası Sarar Vücudumu Hayalin Gözlerimin Önünden Gitmez Ne Güzel Düşünmek Seni   Bazı Bazı Hayalinle Konuşurum Cama Kuşlar Konar Onlar da Şahit Aşkıma Vede Hayaline Sıcak Bir Muhabbet Havası Ve Taze Bir Çay Kokusu Evde Yağmur Bazen Benim İçin Ağlamayı Unutur Çıkar Dolaşırım Islanmış Kaldırımları Islanmış Gözlerle Ama Her Şeye Rağmen Ne Güzel Düşünmek Seni   Ne Güzel Düşünmek Seni Seni Düşündüğüm Anda Hayatın Bütün Güzellikleri Benimle Olur Sanki Bir Sonraki Gün Seni Görmek Umuduyla Yattığım Geceler Gibi Yaşamak İçin Bir Sebebimin Olması Gibi Ağlayan Bir Çocuğun Aniden Susması Gibi Aniden Aklıma Gelişin Gibi Ne Güzel Düşünmek Seni   Hep Sensiz Yeni Bir Güne Başladım Arada Bir Bir Eksiklik Hissettim Sanki Sen Yoktun Sanki Kalbim Yoktu Kalbimi Sende Unuttum Sanırım Ama Sen Hala Yoktun Yine Düşündüm Seni Uzayıp Giden Yollar Gibi Şiirler Yazdım Her Mısrada Seni Düşündüm Yokluğun Yumuşak Bir Yastık Misali Hafif Bir Ağırlık Çöküyor Üzerime Başımı Dayayabileceğim Tek Şey Yokluğun İşte Başka Kimim Kimsem Yok Başka Derman Yok Derdime Ansızın Gelsen Beni Kurtarsan Ölümden Kurtarır Gibi Ben Hep Seni Düşünüyorum Ne Güzel Düşünmek Seni   Çaresiz Senden Ayrıldığım Günden Bu Yana Hep Seni Düşünüyorum Ellerim Boşta Gözlerim İse Nereye Bakıyor Bilmiyorum Ben Hep Seni Düşünüyorum S... Devamı

10 10 2011

Sevdalı dilimizdir, acılı yüreğimiz

  Bazan gerçeğimizdir şiirler Bazan düşlerimiz Bazan umutlarımızdır,bazan hayallerimiz Haykıran sesimiz olur kimi zaman Kimi zaman gönül sızımız.. ... Sevdalı dilimizdir, acılı yüreğimiz Gözyaşımız olur damla damla akar Gülüşlerimiz olur cana can katar Bazan gölgesine sığınırız kelimelerin Soğuturuz yürek de ki özlemleri Bazan hasret ile yanarız her satırda Aşk ile kavururuz gönülleri.. Ama suskunluk en zor olandır Dayanılması en ağır olan Dökemezsek eğer gönüldekini Yakar kurutur yüreğimizdekini... Alıntı sunsetsuave Devamı

10 10 2011

Aslında Yaşamıyorum

  Öyle canım yandı ki artık konuşmuyorum Öyle umutlar vardı ki artık unut diyorum Hayat sorular sorduğu zaman şaşırıp kalıyorum Bazen cevabı buluyorum ama soruyu unutuyorum Aslında yaşamıyorum, ... Nefes alıyorum , yemek yiyiyorum Kendime ağlıyorum, kavga ediyorum. Ama aslında ben yaşamıyor, Yaşıyormuş gibi yapıyorum.... (Alıntı)                                               L@L Devamı

10 10 2011

onlarınki bir aşk hikayesiydi,

Ortak yönleri fazlaydı ilk günlerinde.'Tamam' diyorlardı ikisi de 'Tamam”. Önce sözleri buluştu. Kasım başlarıydı birbirlerini bulduklarında. Sonra elleri daha sonra yürekleri tutuştu. Derken yıldırım aşkın ardından gelen yıldırım nikâh. Yandılar birbirlerinin yüreklerinde. Ocaklarında aşk pişti, bacalarında aşk tüttü. Her an kucak kucağa, el ele, göz gözeydiler. Erkek kuralcı, kadın dik başlı. Kadın romantik, erkek gerçekçi. Sönmeye yüz tutmuştu ateş. Ufak tartışmalar, kısa süreli küskünlükler… Erkek özgürlüğüne düşkün, kadın bağlayıcı, kıskanç. 'Nerdeydin, kiminleydin? 'soruları sıkça sorulmaya başlamıştı. Erkek anlamadı kadının sevgisi adına kıskandığını, kadın anlamadı erkeğini bunalttığını. Birliktelikleri sadece kağıt üzerinde kaldı. Kadının tek taraflı çabaları döndüremedi ilişkilerini ilk günlere… Kadın anlamıştı mutluluğunun, kaprisleri ve gereksiz kıskançlıkları yüzünden ellerinden kaydığını. Daha önce hiç bu kadar sevmemiş, sevilmemişti. Yabancı bir aştı mutluluk, önüne konan, ama hazmedememişti... Bir yıl sonra… Ocak ayı ortaları… Ama dönüş yoktu. Daha fazla yıpransın istemedi sevgisi. Kararını vermişti kadın. Topladı eşyalarını. Son geceleriydi, belki de son bir umut diyordu, belki de kendi çektiği acıyı çektirmek istiyordu. Güzel bir sofra hazırladı. "Son gecem" dedi. Mükemmel olmalıydı. "Bari bu gecenin tadını çıkarayım" dedi. Adam, karısının bu hazırlığına duyarsız kalmadı. Hiç bir şey olmamış gibi nazikçe oturdu masaya, hiç konuşmadı… Geç vakit sessizce odalarına geçtiler. İkisi de biliyorlardı tenleri değince ateşleneceklerini. Ama… Ama son kez bile sevişmediler&hell... Devamı

10 10 2011

Nerdesin küçük kız,

Bir zamanlar, hatırlıyor musun küçük kız, Uzaklara dikerdin kocaman gözlerini, Ah kimi beklerdin acaba denizlerde, Kağıttan gemiler yüzdürürdün mavilerde, Söylemeye utandığın dileklerin vardı, Ne de küçük, masumdular oysa, Kocaman kucağımda susardı ağlayışların, Sahi bir zamanlar ağlıyordun sen…   Şimdi gün batımı kızıl mı sizin de oralarda, Pencerene kuşlar da geliyor mu buradaki gibi, Rüzgara savurduğun dileklerin nerdeler, Koparmaya kıyamadığın çiçeklere ne oldu?   Kırmızı kenarlı aynanın karşısında, Oyalanan küçük kız, O küçük köpek yavrusuyla oynarken, Seni nerede unuttum, hatırlamıyorum…   Tek hatırladığım; Şarkılar söylerken utandığın, Yasak şeyler yapmanın utancı, Ve büyümenin hazzıyla kıkırdadığın…   Nerdesin küçük kız, Seni özledim… atlas/Bursa Devamı

10 10 2011

bir hikaye,

Bu hikâye böyle başladı, Bir bilinmeyen zamanda. Gün karanlığa dönüşünce, Çapkın gece yorgun ayazlarla kırıştırırken, Mavi göklerde üşürken yıldızlar, Usul usul yazdı kader bu hikâyeyi, Bir insan bir insanı sevdi… Yürekler çarptı önce, Sol yanlar çırpındı delice, Ilık ılık aktı kan, Ama akıl gönüle ermedi, Ne, nasıl, kim, Sevgi nasıl beslenir, esirgenir, Yürek kime sökülür, verilir…   Sonra zaman anlamını yitirdi, Yalnızlık çıktı geldi uzak diyarlardan, Güneş bir başka doğar oldu, Dalgalar bir başka dövdü sahili. Kuşlar bir başka süzüldü, Rüzgâr bir başka esti. Öyle işte! Böyle bitti… Sonu acı bu hikâye...   atlas/Bursa Devamı

10 10 2011

Bana hak ver…

Bana hak ver… Biriktirdiğim hevesler, unuttuğum umutlar, buruk bir mazi, eskimiş anılar, bir belirsiz gelecek ve sorgulamalarım, yüküm ağır anlayacağınız… Bu ağır yükle daha ne kadar sürüklenebilirim, bilmiyorum. Konuşuyorum duyan olmuyor, susuyorum kimse anlamıyor… Hayatı yaşar gibi yaptım, kazanamadım, yaşamıyor gibi oynadım, kaçamadım… Oyunun kurallarına uysam da uymasam da kaybettim… Ummadık, küçücük ellere düştüm yaralandım, bu da yetmez gibi karalandım, inandıkça paralandım. Her bir yüz aynıydı, hepsi de iyi oyunculardı, bunaldım. Dostlar düşmanlarımın arkasına saklanmışlardı, ulaşamadım, herkesi insan sanıp saçmaladım. En son bırakıp giden, seni en çok sevendi, boş ver, seni seviyorum diyene inanma yol ver. Aynaya baktım, benimle alakasız bir adam, bu hayat artık çok bayat, yırttım bütün resimleri, unuttum bütün isimleri, canım sıkkın bugün, herkesi kırabilirim, bana hak ver.    atlas/Bursa   Devamı

10 10 2011

bana aldanmayın,

Yüzüm bir maskedir benim, bana aldanmayın! Binlerce maskem var, çıkarmak istemediğim ve hiçbiri ben değilim... “Güven” dersiniz, yüzümün adı “onur” olur, o zaman güllük gülistanlıktır benim için her şey... İçimde ve dışımda denizler sakin, kimseye gereksinim duymayan ben, kim olduğumu merak ediyor musunuz, hiç merak etmeyin, çevrenizdeki her insanım ben… atlas/Bursa Devamı

10 10 2011

hep aynı hikaye,

hep aynı hikaye, |  görsel 1

. Devamı

10 10 2011

her gelen,

her gelen, |  görsel 1

. Devamı

10 10 2011

GÜNBATIMI

GÜNBATIMI |  görsel 1

** Devamı

09 10 2011

sevgi seli 5

sevgi seli 5 |  görsel 1

. Devamı

09 10 2011

sevgi seli 4

sevgi seli 4 |  görsel 1

. Devamı

09 10 2011

sevgi seli 3

sevgi seli 3 |  görsel 1

. Devamı

09 10 2011

sevgi seli 2

sevgi seli 2 |  görsel 1

. Devamı

09 10 2011

YASAMIN PAYLASIMI

Mutlu günler geçirilir. Beraber olunmaktan alınan keyif, kaynayana kadar hayatın... her aşamasıyla sık sık karıştırılarak yaşanır. Arkadaşlar ortak edilir ilişkiye. Sinemaya gidilir, çıkışta filmden hiç bir şey hatırlanmaz, geriye kalan sadece sevgilinin film boyunca tuttuğu elinizde kalan sıcaklıktır. Sözler verilir. Sözlerin altında ezildikçe, yalanlar söylenir. Mutluluk fokurdamaya başlayınca, ilişkinin altı kapatılıp dinlenmeye bırakılır. Oda sıcaklığına geldiğinde kıskançlık ve kavga gibi baharatlar göz kararı eklenir. Arzuya göre aldatma da konulabilir. İlişki iyice soğuduktan sonra gözyaşı ile servis edilir.  alıntıdır! Devamı